BURADABUL SORGULAMA SİTESİ ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ   

ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ KİMLİK SORGULA SSK BAĞ KUR EMEKLİ SANDIĞI VERGİ BORCU TRAFİK CEZASI BORÇ SORGULAMA İŞ İLANLARI ARAMA TİCARET SİCİL TELEFON REHBERİ POSTA KARGO ECZANE HASTANE RANDEVU ULAŞIM SORGULAMA UÇAK HAREKET MAHKEME DOSYA SORGULA E-KARNE - E-OKUL - YGS - LYS - DGS -,AÖF, MTSAS, DPY, KPSS SINAV SONUÇLARI E-DEVLET ASKERLİK SORGULA AKRABA BUL

Ana Sayfa * İcra Hukuku * İcra İhaleleri * İcra Dilekçeleri * Adli Dilekçeler * İcra Haberleri  * İcra Memurları Bilgi Havuzu * Avukat Haberleri * Sorgula bul * Güncel Haberler


İcra İhaleleri
İcra Konuları
 
İcra Dilekçeleri

Adli Dilekçeler
İcra Haberleri

  Buradasınız        İcra / İcra Hukuku / Soru - Kambiyo senedinde mi takipteki zamanaşımı süresi mi 10 yıl
  
       Yazının Bulunduğu Kategori :  İcra Hukuku

 Soru - Kambiyo senedinde mi takipteki zamanaşımı süresi mi 10 yıl

 YAPTIĞINIZ ALINTILARA www.icrada.net ADINI BELİRTMENİZ RİCA OLUNUR

 

10 Ocak 2010 tarihinde yazan ziyaretçimiz sayın Av. Mehmet Ali T’ “http://www.icrada.net/255-soru-kambiyo-senedinde-zamanasimi---esin-mallarina-haciz-ve-icra-mudurlugu-konusu.html” linkinde, senetlerde zamanaşımı on yıl demişsiniz. Senet lafzından kastınız, ilamsız takiplere konu olabilecek ve fakat kambiyo senedi olmayan vesika ise tamam ama yazının içeriğinden, vatandaşın sorusuna verdiğiniz cevaptan, senet kelimesini -bono- anlamında kullandığınız anlaşılıyor. Vatandaşta senedi bono manasında kullanmış. Buna rağmen on yılı nereden çıkardınız merak ettim.  
Her önüne gelen hukukçu bu memlekette. Maalesef. “ diyerek bir ziyaretçimize vermiş olduğumuz cevabın hatalı olabileceği yönünde mektup göndermiş.

Öncelikle değerli ziyaretçimizin bu uyarı niteliğindeki mektubu için teşekkür ediyoruz. İncelik göstermiş ve bizi uyarmış.

Ziyaretçimizin işaret ettiği sayfadaki yazımızı bir kez daha inceleyerek uyarıları ışında kontrol ettiğimizde yaptığımız tespitler şu şekildedir.

Öncelikle “Kambiyo senedinde zamanaşımı, eşin mallarına haciz ve icra müdürlüğü” başlıklı yazımızda 10 yıllık zamanaşımı cevabımız soru muhatabı ziyaretçimizin sözünü ettiği senede bağlı açılan icra takibinin süresi ile ilgilidir. Ziyaretçimiz yazdığı mektupta “2006 yılı icra takibi yapılmıştı. Şimdi ise işyeri adresime 26.07.2010 tarihinde tebellüğ ettiğim 20…/14173 sayılı İstanbul x . İcra Dairesinin ödeme emri geldi. (Antlaşma yoluna zemin hazırlamak için senet zaman aşımına uğramıştır diye 5 gün içinde  itiraz edebilir miyiz)” demiş biz de cevap olarak takibi açılmış senet için zaman aşımının söz konusu olamayacağını, icra takibinin 10 yıl süre ile geçerli olabileceğine dikkat çekmişiz ve “Bkz. İİK 39/1 )” diye yazımıza kaynak göstermişiz.

Senet kelimesinin Türk Dil Kurumu ve muhtelif sözlüklere baktığımızda da halkımız arasında da bono olarak kullanıldığını görüyoruz.

Yine de bilgilerimizi teyit etmek amacıyla ve ziyaretimizin nazik uyarısıyla bir kez daha tekrar etmekte fayda görüyoruz.

  • Senette dava açma – icra takibine konu etme zaman aşımının 3 yıl
  • İcra takibinde zaman aşımının süresinin 10 yıl olduğunu
  • Bono iktisadi mahiyeti itibari ile kredi vasıtasıdır. Ayrıca ödeme, ispat ve teminat vasıtası olarak da kullanılır. Piyasada bono yerine senet adı da kullanıldığını
  • Hamilin; cirantalar ile keşideciye karşı açacağı davalar, süresinde keşide edilen protesto tarihinden veya senette "Masrafsız iade olunacaktır" kaydı varsa vadenin bittiği tarihten itibaren, bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını.
  • Bonolarda üç senelik zaman aşımı süresi dolduktan sonraki bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak alacak davası açabileceğini
  • Sorulara cevap verirken cevapların akademik değil sade vatandaşın anlayacağı şekilde yanıtlandığını ve verilen cevapların soruyu bağladığını
  • Hukuk insanın olduğu her yerde vardır. Her önüne gelen doktor, din görevlisi, profesör oluyorsa ne yazık ki hukukçu da oluyor.
  • Sorularımızda mümkün olduğunca kaynaklara dayalı bilgiler verilmeye çalışılmaktadır. Sürçü Lisan etmemeye gayret ediyoruz.
  • Gözümüzden kaçan ya da yazım hatasından kaynaklanan uyarıları her zaman hukukçu meslektaşlardan bekliyoruz.

FAYDALI OLABİLECEK YARGITAY KARARLARI

T.C.
YARGITAY
Onikinci Hukuk Dairesi
E:2005/25247
K: 2006/1602
T:06.02.2006


DOSYANIN İŞLEMSİZ BIRAKILMASI * HACZİN DÜŞMESİ * ZAMANAŞIMI

ÖZET: Takibe konu bono hakkında üç yıllık süre içinde takip başlatıldığı için takipten önceki dönemde zamanaşımının dolduğundan söz edilemez. Borçlu vekilinin talebi icra dosyasının işlemsiz bırakıldığı iddiasına dayalı olup, inceleme İİK'nın 7112,33/a-l maddelerine göre değerlendirilmelidir.

2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 33]
2004 s. İCRA VE İFLAS KANUNU (1)(2) [Madde 71]
6762 s. TÜRK TİCARET KANUNU (1) (2) [Madde 661]

Mahalli mahkemesinden verilen mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

İcra takibine dayanak yapılan 15.10.1995 vade tarihli bononun 05.09.1996 tarihinde takip konusu yapıldığı görülmektedir. Bu durumda bono hakkında TTK'nun 661. maddesinde öngörülen üç yıllık süre içinde takip başlatıldığı için, "takipten önceki" dönemde zamanaşımı süresinin oluştuğundan söz edilemez. Borçlunun bu konudaki başvurusu ödeme emrine itiraz süresi içinde ileri sürülebilecek nedenlerdendir. Somut olayda borçlu vekilinin icra mahkemesindeki talebi takipten sonraki dönemde icra dosyasının işlemsiz bırakıldığı iddiasına dayalı olup, inceleme İİK'nun 71/2 ve 33/a-1. maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir. Bir başka deyişle, TTK'nun 661. maddesinde öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresinin, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde oluşması gerekli ve incelemenin bu kurallara göre yapılması zorunlu bulunmaktadır.

O halde, icra dosyasının tetkikinde takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde dosyanın üç yıldan fazla işlemsiz bırakılmadığı tespit edilmekle istemin reddine karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle IİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarına (BOZULMASINA), 06.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas Numarası: 2007/12-230
Karar Numarası: 2007/245
Karar Tarihi: 02.05.2007

BONODA ZAMANAŞIMI
BONONUN VADELİ OLMASI

6762 s. TTK/661, 690, 691

ÖZETİ: Somut olayda takip dayanağı bono 05.08.2003 vadeli olup, üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 26.05.2005 tarihinde takip yapıldığına göre, adı geçen borçlu yönünden alacak zamanaşımına uğramamıştır ve zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasındaki “ itiraz ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.İcra Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.11.2005 gün ve 2005/1453-2260 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 20.04.2006 gün ve 2006/5562-8390 sayılı ilamı ile; (...1) Borçlular vekilinin 20.02.2006 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinde; temyiz defterine kayıt veya temyiz harcının alındığına dair bir kayıt bulunmadığından, adı geçene ait temyiz dilekçesinin REDDINE;
2) Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, Takip dayanağı bonoda, Aslantaş Suni Deri San. ve Tic. Ltd.Şti. keşideci olup, TTK’nun 661/1. maddesi hükmü uyarınca keşideci hakkında bonoda, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımı gerçekleşir.
Somut olayda takip dayanağı bono 05.08.2003 vadeli olup, üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 26.05.2005 tarihinde takip yapıldığına göre, adı geçen borçlu yönünden zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu borçlu hakkında da icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, borca ve takibe itiraz istemine ilişkindir.
Davacılar/borçlular vekili; TTK.madde 661/2 ve 661/3 hükmü gereği alacağın zamanaşımına uğradığını, senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, davacıların davalıya hiçbir borcu olmadığını, talep edilen %12 faiz oranının fahiş olduğunu belirterek şikayet ve itirazın kabulü ile ödeme emrinin ve takibin iptaline, alacaklının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı /alacaklı vekili; takibe konu senedin vadesinin 05.08.2003 olup, 2005 yılında icraya konduğunu, aradan üç yıl geçmemesi nedeni ile senedin zamanaşımına uğramadığını savunarak, davanın reddi ile %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini cevaben bildirmiştir.
Mahkemenin; “Alacağın zamanaşımına uğradığı” gerekçesiyle davanın kabulüne dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki gerekçesini tekrarla direnme kararı vermiştir.
Uyuşmazlık;alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 690.maddesi uyarınca Poliçedeki müruruzamana ait (TTK.661-663) madde hükümleri bonolar hakkında da geçerlidir.
TTK.nun 661/1. maddesi “Poliçeyi kabul edene karşı açılacak davalar vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar.” şeklindedir.
Öte taraftan TTK.nun 691.maddeside “Bir bonoyu tanzim eden kimse ;tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi mesuldür.” şeklindedir.
O halde poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye ) karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır.
Somut olayda takip dayanağı bono 05.08.2003 vadeli olup, üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 26.05.2005 tarihinde takip yapıldığına göre, adı geçen borçlu yönünden alacak zamanaşımına uğramamıştır ve zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 02.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.


YORUM EKLE / FACEBOOKTA PAYLAŞ

 

HAKKINDA DAVA VAR MI
Sorgulama sitesi
Baro ve Avukat Arama

Faiz Oranları
Enflasyon Verileri
2004 Sayılı İcra İflas K (Son)
6352 Sayılı YasaMevzuat Arama
2014 İcra Harçları
2014 Yargı harçları


 

AVUKAT VE İCRA HABERLERİNDE
 SON DAKİKA










HESAPLAMA ARAÇLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI


MERKEZ BANKASI DÖVİZ


EMSAL KARAR ARAMA




HABER OKU
TEK TIKLA TÜM HABERLER TIKLA OKU