BURADABUL SORGULAMA SİTESİ ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ   

ONLİNE SORGULAMA SERVİSLERİ KİMLİK SORGULA SSK BAĞ KUR EMEKLİ SANDIĞI VERGİ BORCU TRAFİK CEZASI BORÇ SORGULAMA İŞ İLANLARI ARAMA TİCARET SİCİL TELEFON REHBERİ POSTA KARGO ECZANE HASTANE RANDEVU ULAŞIM SORGULAMA UÇAK HAREKET MAHKEME DOSYA SORGULA E-KARNE - E-OKUL - YGS - LYS - DGS -,AÖF, MTSAS, DPY, KPSS SINAV SONUÇLARI E-DEVLET ASKERLİK SORGULA AKRABA BUL

Ana Sayfa * İcra Hukuku * İcra İhaleleri * İcra Dilekçeleri * Adli Dilekçeler * İcra Haberleri  * İcra Memurları Bilgi Havuzu * Avukat Haberleri * Sorgula bul * Güncel Haberler


İcra İhaleleri
İcra Konuları
 
İcra Dilekçeleri

Adli Dilekçeler
İcra Haberleri

  Buradasınız        İcra / İcra Hukuku / Soru - Asıl alacaklı dururken kefile haciz yapılır mı ?
  
       Yazının Bulunduğu Kategori :  İcra Hukuku

 Soru - Asıl alacaklı dururken kefile haciz yapılır mı ?

 YAPTIĞINIZ ALINTILARA www.icrada.net ADINI BELİRTMENİZ RİCA OLUNUR

 

03.12.2010 tarihinde Sedat K. adlı bir ziyaretçimiz gönderdiği bir mektupta özetle şunları yazmaktadır. 

Sayın Erol Bey ; Size samimiyetle şu konuyu açmak istiyorum.

2006 yılında benim bacanağım Ziraat Bankası’ndan Tarım / Hayvan Kredisi aldı. 6 ayda bir ödemeli kendisi çiftçi çekilen kredi 60 000 TL. Fakat krediyi alırken bankaya bir Çiftlik (Besihane) yi teminat olarak gösterdi. Fakat bu krediye hiçbir şekilde ödeme yapmamışlar ve banka avukat kanalı ile benim maaşıma 78.000 TL. Tutarında bir haciz koydurdu. Benim bunu ödemem mümkün değil. Ortada bir teminat var. Asıl borçlu ve bir kefil daha var. Fakat resmi olarak tek Devlet Memuru olduğum için benim üzerime yüklendiler.

Kısacası ben bir akraba mağduruyum. Samimiyetle söylüyorum. Hukukçuların sitesinden bir alıntı buldum bunun ne derece doğru olduğunu bana söylerseniz çok mutlu olacağım bilemezsiniz.

(Emekliliğime 16 ay kala bu felaket başıma geldi)

ALINTI: (  Av.Nebi bahsettiğiniz olayı benim bir yakınım için uygulandı, asıl borçlu ile birlikte kefil hakkında icra takibi açılmıştı, asıl borçlu yönünden rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip açılmıştı, yakınım hakkında da ilamsız takip açılmıştır, bahsettiğiniz gibi asıl borçluya gidilip sonuç alınmadan takip açılamayacağı gerekçesiyle itirazda bulunduk, ve takip durduruldu banka hatasını anlayınca itirazın iptali davası açılmadı, dayanak yasa Tüketici Kanununu incelenirse orada açıkça görülmektedir. Evet dediğiniz gibi gelişiyor olaylar. Ancak banka hata ile bu işlemi yapmıyor genelde bilinçli yapılıyor. Çünkü kefiller bilinçsiz olduğu için çoğu zaman hatta benim gördüğüm %90 itiraz etmiyorlar ve takip kesinleşiyor her türlü yasal işlem yapılıyor....  Saygılarımla)

Bizim bu dertten Çok Acilen Ailece kurtulmak istiyoruz.Yardımlarınızı bekliyorum.

//////////////////////

Sayın ziyaretçimizin yazmış olduğu bilgilere göre verilecek cevabımız şu şekildedir

Sayın S.K sorunu ile ilgili sorusunu gönderirken alıntı yaptığı yazıdan umutlanmış. Ancak alıntı olan yazıda ki kefilliğin ne tür bir kefillik olduğu belli değil. Adi bir kefillikte, borç takibinde asıl borçluya gidilip her türlü yasal yollar denendikten sonra ve asıl borçlunun ödeyemeyeceği konusunda sonuç alınmadığı takdirde kefile takip açılamayacağı gibi haciz gibi icrai işlemlere de geçilemeyecektir, şeklinde hukuki bir görüş vardır.

Sitemizde bulunan  Kefile hacze Yargıtay’dan fren sayfasında görüleceği gibi Yargıtay 12. Hukuk dairesinin bu konuda vermiş olduğu karar mevcuttur.  Kararda “ Yargıtay, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. Maddesi’nin 3. fıkrası olan “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez” düzenlemesini hatırlattı. Yargıtay “Bu nedenledir ki; alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefillerden borcun ifasını isteyemez.” Denilmektedir.

Ancak Sayın S.K’nın sorusu içerisinde belirsiz olarak duran sözleşmedeki kefilliğin şartları nelerdi. Bu konuda bilgimiz olmadığından yukarıdaki cevabı vermekteyiz.

Eğer ziyaretçimiz kefilliğin türü yaptıkları sözleşmede açıkça belirtilmişse yani imzaladığı sözleşmede kefillik şeklinin “müşterek müteselsil kefalet” şeklinde ise bu durumda alacaklının yaptığı işlem geçerli olur ve alacaklı kimi sağlam görüyorsa ondan talep edebilir.

Bankalar verdikleri kredilere aldıkları kefaletleri (kredi kartları da dâhil) aynen borçlu gibi sorumlu olabilecek hükümlerle alırlar. Yani, bankalar genellikle kredi verirken kefilleri de müteselsil kefil yapıyor. Bir ihtimal ziyaretçimizin kefaleti de Müteselsil kefalettir. Bunun sonucu ise alacaklı kefalet limitleri ve kefilin temerrüdü ile oluşan miktarlar için aynı borçlu gibi kefile dilerse asıl borçluya hiç müracaat etmeden, dilerse asıl borçlu ile birlikte dilerse sadece borçluya tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile müracaat edebilir.  Kısacası, banka alacağını alamazsa, hem asıl borçluyu hemde müteselsil kefili hakkında icra takibi yapıyor, ve dilerse asıl borçluya dilerse kefile dilerse her ikisinin alacağı kadar malını maaşını vs haczettirebilir.

Ziyaretçimizin durumunda banka yasal olacak şekilde ancak işin kolayına aynı zamanda zoruna giderek maaş haczi yapmış. Maaş haczi yapmasına yapmış ama 78.000 TL’ye maaş haczi uygulaması demek bu borç ödenmekle bitmeyecektir, demektir. Zira maaşın ¼ ünden fazlası haczedilemeyeceğinden bu miktarın kaç yılda biteceği de merak konusudur.

Banka teminat olarak gösterilen Besihaneyi neden paraya çevirip borcun bir an önce ödenmesini sağlamıyor, bu durum da bize ilginç geldi. Çünkü teminat olarak bankaya gösterilen besihane borcu karşılayacak durumda olabilir. Burada aklımıza ilk gelen banka avukatının bu teminattan bilgisi olmayabilir.(!) Banka kurum dışından bir avukata borcun tahsilini yaptırıyorsa ve genelde de böyledir kurum dışı vekillere fazlaca bilgi vermemektedir. Bu teminat gözden kaçmış olabilir

Bu durumda Sayın S.K nın ilk önce kurum vekili olan avukatla görüşüp bu teminattan söz edebilir. Ya da yapacağı tek yol İcra mahkemesine bir dilekçe ile müracaat ederek haksız yapılan işlemin iptalini isteyebilir. Bunun için profesyonel bir avukata müracaat etmesini de tavsiye ederiz.

Bu tavsiyeyi yapmamızın nedeni de aşağıda belirtilen görüş ışığında olmaktadır.

Borçlar kanunun müteselsil kefalet hakkındaki 487. maddesinin 1. fıkrası aynen şöyledir: “Kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhde etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat icra edebilir.” Buna göre, müteselsil kefil kendi kefalet borcu için rehin veya ipotek vermedikçe, asıl borçlunun borcu için kendisi, kefil veya başkası tarafından taşınır rehni veya ipotek verilmesi, önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak yerine doğrudan doğruya müteselsil kefiller hakkında takip yapılmasına engel olmaz, dolayısıyla İİK.nun 45. maddesi ihlal edilmiş sayılamaz. Müteselsil kefilin böyle bir defi hakkı yoktur. Yargıtay içtihatları ve öğretinin görüşü bu yöndedir. ( Not: “Davalılar, davacı banka ile dava dışı Özer Gıda Koll. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin kefilidirler. Müteselsil kefil olan davalılar Özer Gıda Koll. Şti.nin davacı bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere taşınmazlarını banka lehine ipotek etmişlerdir. Kefiller kendi kefaletlerinin teminatı olmak üzere ipotek vermediklerinden bu durumda İİK.nun 45. maddesinde öngörülen önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. B.K.nun 487. maddesi uyarınca alacaklı banka ipoteği nakde tahvil ettirmeden önce kefil aleyhinde takip yapabilir.” Y. 19. HD., 9.4.1996, 96/8577 E., 97/2877 K. Karar için Bkz. http://evrak. yargitay-.-gov.tr. Karar No: 968577 Bkz. ayrıca Y. 19, HD., 26,3,1997, 96/8577 E., 97/2877 K., YKD., Mart 1998, s. 410 vd., ayrıca Bkz., Y. 11, HD., 12,5,1987, 2220/2906 )Karahasan, s. 928 vd.). Öğretide bu yönde Bkz. Tandoğan, s. 769 ve orada dipn. 24; Kostakoğlu, s. 22-23.)

Ancak, Yargıtay’ın bazı içtihatlarında alacaklının BK. m. 487′den doğan bu hakkını kullanmasının MK. M. 2,II anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı belirtilmiştir. 21 Yargıtay’ın MK. m. 2′nin “tâli” niteliğini göz önüne alarak ancak istisnai bazı durumlarda böyle bir sonuca vardığı söylenebilir. Somut olayın şartlarının gerekli kıldığı durumlarda, örneğin alacaklı-bankanın -asıl borç için yeterli ölçüde ipotek verilmiş ve asıl borçlu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe itiraz etmemiş iken – BK. m. 487′ye dayanarak sırf kefili güç durumda bırakmak ve icra inkâr tazminatı elde etmek amacıyla kefile karşı cebri icraya başvurması hakkın kötüye kullanılması teşkil edebilir.

 SON SÖZ
 
Kefil olmak sorumluluk ve ciddiyet isteyen çok iyi düşünülüp yapılması gereken bir eylemdir

 FAYDALI BİLGİLER

YARGITAY KARARLARI

MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL KEFALET

T.C YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/19135

K. 2006/22450

T. 28.11.2006

• MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL KEFİL ( Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluna ve Asıl Borçluya Müracaat Edilmeden Kefil Aleyhine Genel Haciz Yoluyla İcra Takibi Yapılabileceği - Banka Kredi Sözleşmesine Dayanılması )

• KEFİLİN MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL OLMASI ( Banka Kredi Sözleşmesine Dayanılarak Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluna ve Asıl Borçluya Müracaat Edilmeden Kefil Aleyhine Genel Haciz Yoluyla İcra Takibi Yapılabileceği )

• BANKA KREDİ SÖZLEŞMESİNE DAYANAN TAKİP ( Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluna ve Asıl Borçluya Müracaat Edilmeden Kefil Aleyhine Genel Haciz Yoluyla İcra Takibi Yapılabileceği - Müşterek ve Müteselsil Kefil )

2004/m. 45 - 818/m. - 487

ÖZET : Önce rehne müracaat kuralı borçlular için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz. Öte yandan kefil müşterek ve müteselsil kefil ise alacaklı asıl borçluya müracaat etmeden ve rehnin paraya çevrilmesi yoluna gitmeden kefil aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi yapabilir. Takip dayanağı banka kredi sözleşmesinde, kefaletin müteselsil olduğu açıkça belirtilmiştir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan kefil hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin "rehni veren" hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır. Hemen belirtelim ki, İİK'nun 45. maddesi borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Borçlar Kanunu'nun 487. maddesinde ise, ( kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek-müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise; alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra edebilir )denilmektedir. Borçlar Kanunu'nun açıklanan hükmüne ve takip dayanağı kredi sözleşmesi içeriğinde kefaletin müteselsil olduğunun yazılmasına göre müteselsil kefil V. hakkında yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda takip yapılması mümkün bulunduğundan bu borçlu hakkında takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir ( HGK'nun 14.10.1972 tarih, 215/841 sayılı kararı - Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, c: 3, s: 2395 ).
O halde, kredi sözleşmesine dayanılarak genel haciz yoluyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil hakkında takip yapılmasına engel bir hal bulunmadığından mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi


YORUM EKLE / FACEBOOKTA PAYLAŞ

 

HAKKINDA DAVA VAR MI
Sorgulama sitesi
Baro ve Avukat Arama

Faiz Oranları
Enflasyon Verileri
2004 Sayılı İcra İflas K (Son)
6352 Sayılı YasaMevzuat Arama
2014 İcra Harçları
2014 Yargı harçları


 

AVUKAT VE İCRA HABERLERİNDE
 SON DAKİKA










HESAPLAMA ARAÇLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI


MERKEZ BANKASI DÖVİZ


EMSAL KARAR ARAMA




HABER OKU
TEK TIKLA TÜM HABERLER TIKLA OKU